Katılımcı akademisyenlerin değerlendirmeleri

0
260

Bu içerik, 15-23 Ağustos 2017 tarihlerinde Finlandiya’nın Helsinki kentinde düzenlenen “Build Your Team For Your Dream” projesine ilişkin bir değerlendirme yazısıdır. Öncelikle proje koordinatörleri ve diğer ekip arkadaşlarının süreç boyunca samimi, cana yakın ve problem çıkarmaya değil çözmeye yönelik yaklaşımlarını bir kenara not etmeliyim. Projenin gerçekleştiği konaklama yerinin seçimi ile birlikte, doğayla baş başa, sessiz ve sakin yapının, katılımcıların projede yer alan etkinliklere odaklanmasında olumlu katkı sağladığını düşünüyorum. Genel katılımcı profilinin yüksek olması, farklı ülkelerden gelerek kozmopolit yapının oluşumuna katkı sağlayan bireylerin daha sağlıklı iletişim kurmalarını ve grup aktivitelerinde iş birliği içerisinde hareket etmelerini sağlamış olabilir. Güne başlarken veya farklı saatlerde düzenlenen enerji artırıcı etkinliklerin çoğunlukla işe yaradığını ve katılımcılar üzerinde olumlu yönde etki ettiğini söylemeliyim. Bir kaç tanesini detaylı bir şekilde not ettim ve ilk fırsatta sınıf içi ortama uyarlamayı planlıyorum. Diğer taraftan takımını oluşturma ve liderlik etme temalı etkinliklerin temelini oluşturan grup tartışması, soru-cevap veya demonstrasyon gibi yöntemlerin de Finlandiya eğitim sistemine uygun olarak planlandığını görebilmek kolaydı. Sürecin merkezine eğitimcilerin değil katılımcıların alınması, bilginin hazır olarak sunulması yerine katılımcıların araştırmaya yönlendirilmesi, grup sunumlarında hiçbir zaman sıralama kaygısı güdülmeden sıralamanın sunum yapacak gruplara bırakılması gibi. Ancak grup sunumları sonrası eğitmenler tarafından muhtemel yanlış öğrenmelere yönelik düzeltici dönütlerin gelmediğini görmek de üzücüydü. Sonuç olarak öğretici ve eğlenceli bir proje olduğunu söyleyebilirim. Umarım hem katılımcılar hem koordinatörler düzeyinde fayda sağlanan bir süreç olmuştur.

Abdullah Yasin Gündüz

Finlandiya’nın Helsinki kenti yakınlarında, Baltık denizinin kıyısında 15-23 Ağustos tarihleri arasında yapılan Build Your Team For Your Dream projesine dair değerlendirme.

Proje temel olarak takım olma ve takım öğrenmesi konularına yönelik bir çalıştay olarak gerçekleşmiştir. Bir yandan takım olma ve takım öğrenmesi konularında uygulamalı gösterimler yapılırken bir yandan da bu uygulamaları destekleyecek akademik yan eserler (makale, kitap, ders içeriği) isteyen katılımcıların kullanımına açık biçimde sağlanmıştır.

Finlandiya eğitim modeline uygun olarak içerik aktarımı klasik akademik veya ders anlatımı türlerinden ziyade katılımcı, özgürlükçü ve eğlenirken öğrenme odağında ilerlemiştir. Bu bağlamda kolaylaştırıcıların pozitif tavırları ve bu alandaki tecrübeleri süreci oldukça rahatlatmıştır.

Bunların yanında projeye kısa süreli katılım gerçekleştiren üçüncü bir kolaylaştırıcı aracılığıyla takım olma ve takım öğrenmesi konularının özel sektörde nasıl pazarlanabilir özellikler olduğuna da değinilmiştir. Katılan kolaylaştırıcıların geliştirdikleri kart oyununun oynanması üzerinden gerçekleşen oturumlarda basit bir kart oyununun dahi aslında nasıl ikili işleve sahip olabileceği gösterilmiştir. Bir yandan takım olma egzersizi olarak bir ‘oyun’ işlevi görürken öte yandan takımların içinde bulundukları anlaşmazlıkları ortaya çıkarması bakımından başarısını ortaya koymuştur. Kart oyunu esnasında takım arkadaşları arasındaki uyuşmazlıkların da ortaya çıkabileceği proje sürecinde fiilen yaşanmış ve bu uyuşmazlıkların aşılmasının da takım olma üzerindeki pekiştirici etkisi gözlenmiştir.

Open Space yöntemiyle ormanın içinde yabanmersini toplamak, dans atölyesi düzenlemek veya nöropazarlama teknikleri üzerine bir çalışma düzenlemek gibi birbirinden uzak gibi görünen aktivitelerin aynı çatı altında nasıl toplanabileceği de işlenmiştir. Bu sayede önceden eğilimleri bilinmeyen grupların hepsine aynı içerik ve yöntemi dayatmadan bilgi aktarmanın alternatif bir yolu katılımcılara aktarılmıştır.

Kolaylaştırıcıların başarılı olduğu bir diğer alan ise katılımcıları sorumluluk almaya, liderlik vasıflarını öne çıkarmaya ve koordinasyon sağlamaya verimli bir şekilde teşvik edebilmiş olmalarıdır. Sorumluluk temelindeki görevler zorlama olmadan katılımcılar tarafından istenerek benimsenmiş ve uygulanmıştır. Bunun yanında temizlik, düzen ve yer yer beslenme konularında da katılımcıların sorumluluk alması hem projenin işleyişine fayda sağlamış hem de öğrenilen değerlerin uygulanması konusunda bir örnek teşkil etmiştir.

Son olarak projenin takım çalışması dışındaki haklar eğitimi, AB değerleri ve Erasmus+ tanıtım kısımları başarıyla tamamlanmıştır. İçeriğin yoğun olmasından ötürü ufak tefek aksamalar ve sürelerde sarkmalar yaşanmış olsa dahi proje ekibinin kontrollü yönetimiyle gerekli aktarımlar sağlanabilmiştir. Ek olarak AB değerleri tartışmalarının projede eğitimi yapılan Einstein atölyesi yöntemiyle katılımcılar tarafından ele alınması ve sunulması içeriğin sağlıklı aktarılmasına büyük fayda sağlamıştır.

Zeki Seskir

15-23 Ağustos 2017 tarihlerinde Finlandiya’nın Helsinki kentinde düzenlenen ve katılımcısı olduğum “Build Your Team For Your Dream” projesi benim için yoğun ama verimli ve keyifli geçti. Neredeyse tamamını aktif olarak geçirdiğim bir haftayı çoğunlukla gülümseten anılarla hatırlıyorum. Bence bu durum önemli bir başarı ölçütü olarak kabul edilebilir. Öğrendiğim çok fazla yeni bilgi olmamasına karşın yaşadığım deneyim, koordinatörü ya da katılımcısı olacağım takım çalışmaları için mutlaka katkı sağlayacaktır. Çoğunluğunu yeni tanıdığım; farklı ülkelerden, farklı kültürlerden ve farklı yaş gruplarından katılımcılarla bir “takım” olabilmek adına yaptığımız etkinlikler ve ortaya çıkardığımız ürünler takım çalışması becerilerimi görme ve geliştirme imkanı sağladı. Tüm katılımcıların bir hafta boyunca bir arada ve dış dünyadan izole bir şekilde zaman geçirmiş olması projenin verimliliğini artıran bir unsurdu. Bu sayede hem birbirimizi tanıma şansı bulduk, hem kültürel paylaşımlar yapabildik hem de aramızdaki iletişimi geliştirdik. İlk günlerde sadece selam vermekle yetindiğim çoğu katılımcıyla etkinlik sonunda sarılarak vedalaşacak ve birbirimizi özleyecek hale gelmiştik. Bunu da bir diğer başarı ölçütü olarak sayabiliriz.

Takım çalışmalarının başarılı olması için takım elemanlarının iletişiminin iyi ve aralarındaki bağın kuvvetli olması gerektiğine inanıyorum. Takım elemanları, takımın hedefini bireysel hedef olarak özümsemeli ve bu doğrultuda gayret göstermelidir. Bu hedef doğrultusunda yapılan çalışmalar için bir içsel motivasyon kaynağı da mutlaka bulunmalıdır. Takım liderinin görevlerden biri de takım içindeki bu ahengi/uyumu sağlamaktır. Uyum içinde ve benimsenmiş hedefler doğrultusunda özveriyle çalışan takımların başarılı olma olasılığı daha yüksek olacağı kanaatindeyim. Uyum, ortak hedef ve özveri; başarı için tek koşul olmamakla birlikte göz ardı edilmemesi gereken bir ön koşul olarak kabul edilebilir. Proje kapsamında yaşadığım deneyim ve gözlemler yukarıda bahsettiğim unsurlar için yeni kazanımlar edinmemi sağladı. Bunlar belki ilk defa farkına vardığım konular değildi ancak hem farklı bir bağlamda bir kez daha tecrübe etmiş hem de evrensel geçerliliğinin olduğunu anlamış oldum.

Proje ve süreçle ilgili olumsuz şeyler elbette söylenebilir ancak aradan geçen süre ve akılda kalan anılar bu olumsuzlukların üstünü kolayca kapatıyor. Dolayısıyla bu bölümde yazacağım olumsuz görüşlerin şikayet olarak değil daha sonraki projeler için iyileştirme önerileri olarak kabul edilmesi gerekir.

Projeyle ilgili iyileştirilebilir olarak gördüğüm ve değinmek istediğim konular şu şekildedir;

1. Farklı bir ülkede etkinlik organize etmenin doğal olarak getirdiği bazı olumsuzluklar vardı. Buna ek olarak organizasyon ekibinin sadece 2 kişiden oluşması da bir takım güçlükleri beraberinde getirmiştir. Ufak tefek sorunlar dışında çok ciddi bir sıkıntı yaşadığımı söyleyemem ancak Finlandiya ortağının organizasyon kısmına daha fazla katkı vermesi iyi olabilirdi. Bu sayede organizasyon ekibine de destek sağlanmış olurdu. Yerel ortaklardan destek almak bazı konuların daha hızlı çözüme kavuşmasını sağlayabilir.

2. Yoğun bir etkinlik programı vardı ve belki bu yoğunluktan dolayı bazı aktiviteler istenildiği kadar verimli gerçekleşmedi. En azından benim için bu şekilde olduğunu söyleyebilirim. Yapılan tüm aktiviteler gözden geçirilip sadeleştirme yapılabilir ya da aktivitelerin niteliği geliştirilebilir. Her bir aktivite tek başına değerlendirildiğinde gerekli görülebilir ancak bir kısmı programdan çıkarılacak olsaydı muhtemelen eksikliği çok fazla hissedilmezdi.

3. Yaygınlaştırma için kullanılan oyunlaştırma yöntemi ve katılımcılardan geri bildirim almak için yapılan yansıtıcı düşünme etkinlikleri mutlaka gözden geçirilmeli ve iyileştirilmelidir. Kişisel görüşüm, bu çalışmaların istenilen sonuçları vermediği ve projeyle ilgili deneyimi olumsuz etkilediği yönündedir. Daha fazla ön çalışma yapılarak her iki etkinlik de keyifli ve verimli hale

getirilebilir. Her iki yöntemi de zaman zaman derslerimde kullanıyorum ve iyi yapıldığında ve yapılmadığında sonuçların ne kadar değişebildiğini biliyorum. Bu yöntemler diğer projelerde yine kullanılabilir ancak uygulanış şekli gözden geçirilmeli ve iyileştirilmelidir.

4. Etkinlik öncesi çevrimiçi olarak gerçekleştirilen iletişim ve etkileşim süreci gözden geçirilebilir. Çevrimiçi iletişimin dezavantajları olduğu unutulmamalıdır. Etkinlik öncesi süreçte anlamadığım ya da yanlış anladığım birçok durum söz konusu olmuştu. Bu süreç daha iyi yönetilerek katılımcıların etkinliğe daha hazır ve motive gelmeleri sağlanabilir.

Son olarak, bu bir haftalık keyifli etkinlik için emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. Hem katılımcılar hem organizasyon ekibi hem eğitimciler hem de etkinliğin gerçekleştirildiği yerin doğası harikaydı. Benim için hep hatırlayacağım güzel bir deneyim oldu.

Turgay Baş

15-23 Ağustos 2017 tarihlerinde Finlandiya’nın Helsinki kentinde düzenlenen ve katılımcısı olduğum “Build Your Team For Your Dream” projesi sayesinde çok güzel deneyimlerim oldu. Oldukça yoğun olan süreçte, proje sayesinde yeni tanışmış olduğumuz takım arkadaşlarımızla çok güzel ürünler ortaya koyabildik. Düşünme sürecim genelde karmaşıktır ve buna bağlı olarak karar vermekte zorlanabilen bir insanımdır. Bu etkinlikte kullanılan yöntem ve zaman planlaması sayesinde düşüncelerimi daha hızlı düzene sokabileceğimi ve teknoloji desteği olmadan da çalışmalar yapılabileceğimi gördüm. Benim için en büyük kazanım da bu oldu. Bir eğitimci olarak da kullandığım bazı yöntemlerin farklı uygulamalarını görerek çıkarımlar yapabildim. Bu çıkarımlar öğrenme ve öğretme süreçlerimi çeşitlendirmemi sağladı.

Bunların yanında proje sürecinde iyileştirilmesi gerektiğini düşündüğüm birkaç nokta var:

  • Eğitim dışındaki etkinliklerde sadeleştirme yapılmasına ihtiyaç vardı. Bu sayede katılımcı anlamında oldukça zengin olan ekipte daha fazla paylaşım yapabilecek zaman yaratılabilirdi.
  • Eğitimler tamamlandıktan sonra tasarlanmış olan bir yaygınlaştırma etkinliğinin daha anlamlı olduğunu düşünmekteyim. Buna yönelik proje içinde toplanan görüşler ile yaygınlaştırma etkinliği iyileştirilmelidir.

Son olarak her şeyi ile güzel ve verimli bir süreç geçirdiğimi söylemeliyim. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.

Fatma Bayrak

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi buraya girin